You are here:

Lotus Çiçeğinin Hikayesi ve Lotus Oburları

Kanadalı yönetmen Paul Shapiro’nun 1993 yılında çektiği The Lotus Eaters ( Lotus Oburları) 1960’lı yıllarda Kanada’nın batısında bir adada geçer. Adaya, genç Hippy bir ilkokul öğretmeninin gelmesi ve adadaki orta yaş bunalımındaki adama aşık olmasıyla olaylar gelişir.

Peki neden Lotus Eaters ismi kullanılmıştır?

Lotus denilince çoğumuzun aklına Lotus çiçeği gelmektedir. Bu bizi doğu mistisizmine götürür ve saflık, maneviyat gibi kavramlar düşünürüz. Fakat lotus yiyenler adını lotus çiçeğinden almamaktadırlar.

Buradaki Lotus Yunan mitolojisinde geçen, Lotus ağaçlarının olduğu bir adada yaşayan yerli halkın bu ağacın meyvelerinin etkisiyle uyuşuk, ilgisiz bir hayat sürmesini ve tembelliği temsil etmektedir. Yine bununla bağlantılı, Odysseia kitabında da Troya savaşına giden askerlerin  Peloponnesus’un en güney ucuna kuzey rüzgarlarıyla sürüklenip bir adaya varmasıyla anlatılır.

Odysseus ve adamları 9 gün zorlu fırtınayla boğuşup Onuncu günde bir adaya varırlar. Burası  Lotus yiyenlerin adasıydı. Lotus yiyenler Lotus ağacının tatlı meyvesinden beslenirlerdi ve geçmiş ya da geleceği olduğunu hatırlamayı bırakırlardı. Tüm unuttuklarıyla tüm gün boyunca oturup hiç bitmeyen, boş, mutlu rüyalar görüp hayal ederlerdi.

Odysseus ve adamları inip su çekiyorlarken, Odysseus adamlarından üçünü adada yaşayanlara bakmaları için keşfe gönderir. Savaşçılar bir süre sonra ada sakinleriyle karşılaşırlar Lotus yiyenler onlara Lotus ağacı meyvesinden ikram eder. Meveyi yiyen savaşçılar bir süre sonra orada neden olduklarını unutur. Savaşma arzularını yitirirler ve kendilerini mutlu rüyalara kaptırırlar. Öyle ki bir süre sonra Odysseus onları bağlayıp sürükleyerek gemilere bindirmek zorunda kalır.

(Tüm bu efsaneler yanında gerçekte de Tropik bölgelerde yaşayan çok şekerli Abanozgiller ailesine mensup bir lotus meyvesi vardır. Fakat etkileri bilinmemektedir. )

Bu hikayeyi filmle bağdaştıracak olursak ikisinde de ada sakinlerinin tembel ve uyuşmuş olduğunu görürüz. Geçmişlerini unutmaya çalışırlar fakat bu o kadar kolay olmaz. Adaya giden ilkokul öğretmeni yenilikleri görse de zamanla onlar gibi olmaya başlar.

Yazar: İdil Civelek

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment