Gündelik yaşantımızda da sık sık kullandığımız ya da mutlaka bir yerlerde karşımıza çıkan sahne; müzik, tiyatro, sinema gibi alanlarda kullanılan bir terimdir. Tiyatrodaki anlamı, oyuncuların rollerini sergilediği ve seyircilerin onları kolay görmeleri için belirli bir yükseklikte olan yerdir. Hem sinemada hem de tiyatroda kullanılan ortak anlamı ise tiyatro oyununun ya da sinemanın parçalarından her biridir. Bunlar sekans ve sahnedir.

Sinemada sahne, aynı zaman ve mekânda gelişen, bir olayı anlatan ve birbirleriyle ilintili çekim ya da çekimler dizisidir. Bir filmin en küçük yapı taşı olan çekimlerin bir araya gelmesiyle oluşur. Sahneler ise bir araya gelerek sekansı oluşturur. Yani filmler tüm bu çekim, sahne ve sekansların bütününden meydana gelmektedir.

Sahneler kendi aralarında dramatik bir yapı oluşturmaktadır.

Sahne ve Sekans Arasındaki Farklar

Sekans ve sahne birbiriyle sıklıkla karıştırılabilen terimlerdir. Her birisi filmin bir parçası olsa da, onları birbirlerinden ayıran bazı nüanslar vardır. Örneğin sahneler sekansların aksine filmden çıkarıldığında tek başına bir olay içermezler. Fakat sekansların içerisinde birbirine bağlı bir olay vardır.

Sahne kavramını daha iyi anlamak için bir örnek üzerinden gidelim. Bir evde mutfakta yemek yiyen iki kişinin konuşmasını çektiğimizi düşünelim. Karakterlerden birisi, geçmişten bir hikâye anlatır ve flashback görürüz. Mekân, zaman, kostüm ve karakterler değişmiştir. Bunlar değiştiği için sahne de değişmiş olur. Yani kısacası sahne bir olayı anlam bütünlüğünü bozmadan anlatmaktır.

Sahnenin Görevleri

Sahnenin görevi temel olarak bir filmin hikâyesini geliştirmektir ve ilerletmektir. Kendi içerisinde, filmdeki yan olayları barındırabilir. Gereksiz sahnelere filmde yer verilmemesi gerekir. Bir sahne varsa mutlaka içerisinde olay ya da yan olay, sorun ya da sorunun çözümü, bir karakterin tanıtımı, atmosfer yaratma arzusu gibi unsurları barındırmalıdır. Veya daha önce başlamış olan bir olayın sürpriz bir sonunu bize göstermelidir. Yani eğer herhangi bir işlevi yoksa filmde gösterilmesinin de bir anlamı yoktur.

Sahne Geçişi

Sahne geçişi, film takibini kolaylaştırmak için de kullanılan bir nevi noktalama işaretleri gibidir. Bir görüntüden başka bir görüntüye geçilmesidir. Uzun ya da gereksiz sahneler kullanmak yerine bu görüntüler bölünürler. Bunun sonucunda izleyicinin dikkatini kendisine çeker ve sahnenin daha akıcı olmasına olanak tanır.

En çok kullanılan geçiş kesme (cut) yöntemidir. Net ve keskin bir geçiş ortaya çıkar. Bu yöntem göz takibini kolaylaştırır. Buradaki önemli nokta, kesmenin izleyicinin göze batmamasıdır. Örneğin, eğer karşılıklı konuşan iki insan çekiliyorsa çekim planlarına bağlı kalınmalıdır. Bir karakter baş plan çekiliyorsa, karşısındaki insanı diz planda çekmek akışın bozulmasına yol açar.

Diğer sık kullanılan geçişler zincirleme, kararma ya da açılma gibi geçişlerdir. Zincirleme, kesmenin aksine yumuşak ve yavaş bir geçiş sağlar. Kararma ve açılma da zincirleme gibi yavaş bir geçiştir. Bunların yavaş kullanılmasının sebebi zamanın değişmesi, yeni bir olayın başlaması ya da bitmesi gibi değişkenlere izleyici adapte etmektir. Açılma ve kararma daha çok filmlerin başında ve sonunda kullanılsa da, ihtiyaç duyulduğunda aralarda da kullanılır. Seyircilerin kesme gibi ani bir değişim görüp kafalarının karışmasını önlemek amaçlanır. Örneğin akşam saatlerinde bir kesit görüyorsak, sabaha aniden geçiş yapmak izleyiciyi şaşırtacak ve ne olduğunu ilk seferde anlamasını zorlaştıracaktır.

Yazar: Ceren Turan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here