Geleneksel Türk Sanatları Nelerdir?

Geleneksel Türk Sanatları, Türklerin tarih boyunca çeşitli medeniyetler ile etkileşime girmesi sonucu oluşturduğu eserleri kapsadığı söylenebilir. Türkler, göçebe bir toplum olduğundan tarih boyunca çeşitli sanatsal üslupların oluşmasına katkıda bulunmuşlardır. Geleneksel Türk sanatı çeşitli kültürlerden faydalanarak oldukça geniş bir yelpazeye sahip alanlarda eserler ortaya koymuştur.

Geleneksel Türk Sanatının, sanat tarihinde yeri önemlidir. Ayrıca Geleneksel Türk sanatının, İslam sanatına da etkisi büyüktür. Geleneksel Türk Sanatının bir kısmı İslam öncesi dönemde gelişirken bir kısmı da İslam ile birlikte gelişmiştir. Dolayısıyla bu iki sanatın birbirini etkilediği görülür.

İslam Öncesi Türk Sanatları

Türk sanatlarının bir kısmı İslam öncesi dönemde gelişmiştir. İslam öncesi Türk sanatı Orta Asya’da göçebe olarak yaşayan Türklerin kendilerine özgü sanatlarını ifade eder.

Göktürk Dönemi

Göktürklerin sanatında göçebe yaşam anlayışlarıyla ve dini inanışlarına uygun öğeler görülür.

Göktürklerde görülen en önemli sanatsal yapı kuşkusuz anıt mezarlardır. Göktürkler ölümden sonra bir yaşam olduğuna inandıklarından önemli kişilerin mezarlarına onlara özel anıtlar yaptırmışlardır. Bunlardan en bilineni Orhun Kitabeleridir. Orhun Kitabelerinde “Türk” adı ilk kez geçmiştir.

Uygur Dönemi

Başlarda Göktürklere bağlı yaşayan Uygurlar sonradan Göktürklerin yerine geçerek Uygur Devleti’ni kurmuşlardır. Uygurlarda yerleşik hayata geçişin izleri görülür. Sanat eserleri de bu yerleşik hayat özellikleri taşır. İslamiyet sonrası sanatı da etkilemiştir. Yerleşik hayata geçişin izleri vardır. Mimari alanında sanat eserlerine rastlanır. Dini törenlerini gerçekleştirmek için tapınaklar yapmışlar ve duvar resimleri ile süslemişlerdir. Minyatür örnekleri de görülür.

Hun Dönemi

Hunlar göçebe bir Türk toplumudur. Kendisinden sonra gelecek olan yerleşik toplumları etkilemiştir. Anıt mezar olan kurganların temellerinin Hun sanatına dayandığı görülür. Ayrıca Türklerin “Hayvan Üslubu” da Hunlarda ortaya çıkmıştır.

Geleneksel Türk Sanatının Genel Özellikleri

Geleneksel Türk Sanatının eserleri incelendiğinde belli başlı özellikler öne çıkar:

  • Geleneksel Türk Sanatları incelendiğinde eserlerde ortak nokta olarak süslemeler ve detay işler dikkat çeker. Eserlerde belli başlı bazı motifler ince işçilik ve detayla uygulanır. Ortaya çıkan işler oldukça temiz ve nizami görünümlü süslemelerdir.
  • Türk Sanatlarında denge, düzen ve geometrik öğeler önemli bir yere sahiptir. Eserler incelendiğinde motiflerin belirli bir düzen ve simetriye göre işlendiği görülür.
  • Geleneksel Türk Sanatlarının hepsinde ince işçilik ve sabır öne çıkar. İşlenecek motifler ve süslemeler dikkatle ve büyük bir özenle aktarılır.
  • Geleneksel Türk Sanatında İslam sanatının etkisi de göze çarpar. Özellikle seçilen motifler ve kullanılan şekiller İslam etkisini yansıtır.

Geleneksel Türk Sanatları Nelerdir?

Geleneksel Türk Sanatları, göçebe Türk toplumunun renkli kültürünü ve estetiğini yansıtan zenginliğe ve çeşitliliğe sahiptir. Geleneksel Türk sanatları incelendiğinde genelde süslemeye dayalı oldukları görülür. Geleneksel Türk sanatı; çini, dokuma, minyatür, hat, tezhip, ebru, seramik gibi çeşitli türler ve alt türlere sahiptir.

Çini:

Çini, Selçuklulardan Osmanlılara kadar yaygın olarak kullanılan bir Geleneksel Türk Sanatıdır. Çini sanatı, genelde cami veya türbe gibi mimari yapılarda iç ve dış süsleme olarak kullanılır. Ancak sadece mimaride iç ve dış süsleme olarak sınırlı kalmaz çini sanatı. Vazolarda, tabaklarda, çanaklarda, bardaklarda ve diğer benzeri seramik ürünlerde de süsleme olarak sıkça kullanılmıştır. Çini yapımı çok fazla aşama içerir ve oldukça zahmetlidir. Titizlik ve el becerisi gerektiren çini sanatı bu nedenle oldukça kıymetlidir.

Tezhip:

Tezhip kelime anlamı olarak “altın süsleme” olarak açıklanabilir. Tezhip sanatı başlarda hat sanatını süslemek için kullanılmıştır. Özellikle Kur’an-ı Kerim’in sayfalarının süslenmesinde hat sanatı ile beraber tezhip sanatı kullanılırdı. Tezhip sanatında çoğunlukla geometrik ve simetrik biçimler görülür. Tezhip sanatı incelik isteyen bir sanattır. Sanatçılar çok ince fırçalar kullanarak sabırla her bir detayı işlerler. Tezhip sanatı zahmetli olması nedeniyle oldukça kıymetli bir sanat dalıdır.

Hat:

Hat sanatı kısaca Arap harfleri ile estetik yazı yazma sanatı olarak tanımlanabilir. İslam ülkelerinde, İslam sanatında yaygınca kullanılan bir sanattır. Özellikle Kur’an-ı Kerim’in sayfalarının süslenmesinde tezhip sanatı ile beraber hat sanatı kullanılırdı. Hat sanatının kendi içinde de farklı türleri vardır. Bu türler stillere göre ayrılır. Hat sanatı özel kağıt, kalemler ve mürekkep kullanılarak icra edilen bir sanattır. Diğer Geleneksel Türk Sanatlarında olduğu gibi Hat sanatı da oldukça ince bir işçilik ile yapılmalıdır.

Ebru:

Ebru sanatı su dolu tekne üzerine boyaların damlatılması ve şekillendirilmesi ile yapılan bir sanattır. Ebru sanatında kullanılan boyalar özel toprak boyalardır. Kullanılan fırçalar da özeldir. Bu fırçalar gül dalı ve ak kılından yapılır. Gül dalı esnek ve dayanıklı olduğundan tercih edilir. Fırçanın esnek olması önemlidir çünkü boyalar su dolu tekneye fırça ele vurdurularak aktarılır. Fırçaların at kılından yapılmasının nedeni ise boyanın tek seferde kolayca dökülmesini sağlamasındandır. Ebru sanatında belli başlı bazı motifler bulunur. Ancak serbest bir şekilde de çalışılabilir.

Minyatür:

Minyatür sanatı İslam sanatı tarihinde önemli bir yere sahiptir. Mısır sanatında da çokça rastladığımız minyatürler Osmanlı döneminde önemli bir ilerleme kaydetmiştir. Minyatürler genellikler kitap sayfalarını süslemek için yapılan, boyutu küçük resimlerdir. Minyatür resimlerde öne çıkan bir özellik perspektifin, hiyerarşi (önem) perspektifi olmasıdır. Yani doğru perspektif kuralları görülmez. Figürler bir önem sırasına göre boyutlandırılır. Önemli bir figürün diğer figürlere oranla daha büyük resmedildiği görülür.

Dokumacılık:

Dokumacılık sanatı, Geleneksel Türk Sanatlarında önemli bir yere sahiptir. Dokumacılık, ipliklerin veya keçelerin özenle işlenip bir araya getirilerek çeşitli desenler oluşturmasına denir. Dokumacılık sanatı hem estetik olarak bir değere sahiptir hem de işlevsel bir üründür. Oldukça zahmetli ve ince bir iş olduğundan kıymetlidir. Özellikle Türk halıları batı kültürlerinde bir zenginlik sembolü olarak kullanılırdı.

Seramik:

Seramik sanatı, kile şekil verilmesiyle oluşturulan çeşitli ürünlere denir. Kile şekil verilmesiyle hem işlevsel olan tabak, vazo, kase gibi ürünler; hem de dekoratif olarak kullanılan süs eşyaları ve heykeller yapılırdı.

Bezeme:

Bezeme sanatı, bir yüzeyi süslemek için kullanılır. Çeşitli malzemeler ile bezeme yapılacak nesne süslenip motifler eklenebilir. Bezeme sanatının da kendi içinde stilleri vardır ve farklı tekniklerle uygulanabilir. Örneğin kazıma, oyma, boyama, nakış gibi farklı teknikler uygulanarak da bezeme yapılabilir.

Aleyna Sofuoğlu
2003 yılında iki çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldim. Küçük yaştan beri resim çizmeyi ve yaratıcı süreç içinde bulunmayı sevdim. Liseyi Anadolu lisesi olarak okuduktan sonra 2021 yılında Yalova Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi resim bölümüne girdim. Şu an öğrenimi 2. sınıf olarak sürdürmekteyim. Sanatsal sürecin pratik ve uygulamalı tarafı kadar teorik ve tarih kısmına da önem vermekteyim. Bu alanlarda kendimi geliştirmek ve merakımı gidermek için yaratıcı sürecimi çeşitli okumalarla da desteklemekteyim. Resim teknikleri ve teknolojileri, eski ustaların kullandığı yöntemler ve resimlemenin temel-ana unsurları hakkında okumalar yapıp öğrendiklerimi elimden geldiğince aktarmak için yazılar yazmaktayım.

Öne Çıkan Yazılarımız