Yedinci Sanat Nedir? Sinema Nasıl Yedinci sanat olmuştur?

Yedinci Sanat Nedir
Sanat dallarının ilk altısı resim ve heykel, müzik, tiyatro, dans ve edebiyattır. Yedinci sanat dalı olarak kabul görmüş sanat dalı ise sinemadır . Sinemanın sanat olarak görülüp, eserler ortaya çıkartılması 20.yüzyılın başlarına dayanıyor. Sinemanın sanat olarak kabul görülmesinden önce, sanatın tanımını bilmekte fayda var.

Sanat Nedir?

En genel tanımıyla sanat duygu, düşünce ve hayal gücünün aktarılması ve ifade edilmesidir. Günümüz zamanında sanatın tam olarak tanımını yapmak pek mümkün olmamakla birlikte sanat, insanoğlunun en ilkel çağlarından bu yana yaptığı bir kavramdır. Kısacası insanının estetik kaygısı güderek kendini anlatmak amacıyla yaptığı içeriği ve mesajı olan kalıcı eserlerdir. İlk çağda duvara resimler çizen adam da günümüz çağında çok bilinen sanat eserlerinin de ortak noktası bir mesajlarının olmasıdır.

Aristo’ya göre gerçeklerin taklidi olarak tanımlanan sanat, sanatçının bu gerçekleri yorumlamasından ortaya çıkar. Bu yorumlama kişiden kişiye farklılık gösterir. Herkesin gördüğü bir şeyi anlamlandırma şekli ve onu ortaya dökme biçimi farklıdır. Bu da sanatın aslında neden biricik, tek olduğunu bize anlatır. Yani sanat tek başına taklitten ibaret bir unsur değildir. Hayal gücü ve yorum gerektirir. Konusunu doğa ve insan gibi bizimle bütünleşmiş öğelerden alır. Aynı zamanda Aristoteles ve Platon da sanatı taklit olarak tanımlar. Çünkü insan taklit ederek öğrenir, doğasında bu vardır. Konuşmayı, yürümeyi öğrenmemiz bile bir taklitten ibarettir.

Sanatın ne olduğu ve tanımı zaman içerisinde değişikliğe uğramış ve alanı da genişlemiştir. Kimi çevrelerce sanat hala tanımlanamaz bir unsur olarak düşünülür. Çünkü sanat oldukça geniş kapsamlı bir konu olmakla beraber tartışmaya açık bir konudur. Sinemanın da bu tartışma içerisindeki yeri kimi insanlar tarafından hala tam olarak oturtulmuş değildir. Bunun en büyük sebeplerinden birisi de, hâlihazırda yüzyıllardır isminden bahsedilen sanatın bile bir yere oturtulamazken, sanata göre henüz çok yeni ve genç olan sinemayı bu kategoriye sokabilmek zorlaşabilmektedir. İşte bu yüzden ilk başta sanatın ne olduğunu anlamalıyız.

Sinema Tarihinin Başlangıcı ve Yedinci Sanat Nedir?

Karanlık kutu olarak da bilinen camera obscura fotoğraf makinesinin icadına zemin hazırlamıştır. Dolayısıyla sinemanın ortaya çıkışında etkili olan ilk araç ortaya çıkmıştır. Bir sonraki önemli icat ise Çin’de ortaya çıkan ve Büyülü Fener ismi verilen, günümüzde ise projeksiyon makinesi olarak bilinen alettir. Büyülü Fener sayesinde thaumatrope ve onun genişletilmiş hali olan ve ilk animasyon aleti sayılan fenakistiskop bulundu. Daha sonra ise Thomas Edison ve William Dickson tarafından kinetoskop adı verilen ve gözetleme deliği bulunan bir aygıt geliştirildi. Bu sayede arka arkaya sıralanan görüntüler izlenebiliyordu.

Babaları fotoğraf malzemeleri üretemi yapan Lumiere kardeşler hareketleri görüntülerle ilgilendikleri için kinetoskopu geliştirmek için çalıştılar. Görüntüleri sadece tek kişinin izleyebildiği bu aygıtı birden çok kişinin izleyebileceği şekle getirmek istiyorlardı. Lumier kardeşlerin bu çabaları sonucunda sinemanın hikâyesinin başlamasına ve gelişmesine neden olan birkaç dakikalık görüntüler gösterime açıldı ve halka sunuldu. Hiç şüphesiz bu filmlerden en dikkat çekeni “Bir Trenin Gara Gelişi” isimli filmdi. Öyle ki, seyirciler trenin üstlerine doğru geleceğini sanarak korktular ve bazıları kalkıp gitti. Bütün bunlar sinemanın temellerini oluşturan önemli unsurlar olarak tarihe yazıldı.

Sinema Kuramlarının Ortaya Çıkışı ve Sinemanın 7. Sanat Olarak Adlandırılması

Diğer adı teori olan kuram en genel tanımıyla, bir konudaki görüş ve fikirlerin tümüdür diyebiliriz.

20. yy’ın başlarında ortaya çıkan sinema kuramları, sinemanın bir sanat olduğunu kanıtlamaya çalışmanın ilk adımıdır. Çünkü sinema salt eğlence aracı olmaktan çok daha ötesini temsil ediyordu. Bu doğrultuda sinemanın basit bir araç olarak görülmemesi gerektiği savunuldu ve önemi vurgulanmaya çalışıldı. Sinemanın geneliyle ilgilenen ve temeline ulaşmaya çalışan bu kuramlar sinemanın anlamını izleyiciye aktarır. Sinemanın diğer sanat dallarıyla, izleyiciyle, toplumla, gerçeklikle olan bağlarını sorgular.

Sinema sanatı, fiziksel gerçekliğin en çok yansıtıldığı alandır. Hem içerik hem de biçim bakımından yoğun bir gerçekçilik vardır.

Biçimci Kuram

Eisenstein, Vertov, Bazin gibi sinemacıların oluşturduğu bir kuram olan biçimci kuramda, görüntü değiştiğinde izleyicinin bu değişen görüntüyü nasıl algıladığıyla ilgili araştırmalar yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda kurgudan faydalanmışlardır. Biçimcilere göre sinema bir tasarımdır. Bu kuram, gerçekliğin sorgulanmasına ve gerçekçi kuramın ortaya çıkmasında zemin hazırlamıştır.

Gerçekçi Kuram

Gerçekçilik, izleyicinin sinemaya dâhil edilmesini sağlayan en önemli kuramdır. Kuramın en önemli iki temsilcisi Kracauer ve Bazin’dir. Bu kuramda sinemanın gerçekliği ne oranda yansıttığı sorgulandı. Bazin’e göre yansıtılan bu gerçekçilik yüzde yüz gerçekliği taşımasa da gerçekliğe çok fazla yaklaşabildiğini biliyordu. Ona göre görsellik, insanın doğasında olan duyguları hareketlendiriyordu.

Sinema-Göz terimini bize kazandıran Vertov’a göre ise sinema tamamen gerçeklik üzerinde şekillenmeli ve gerçeği yansıtmayan hiçbir şeye sinemada yer verilmemeliydi.

Sinemayı insanın doğayla birleşmesine yönelik bir araç olarak düşünen Kracauer, gerçekçi kuramda son derece önemli bir yere sahiptir. Ona göre sinema, gerçeklikle bizim aramızda olan bir köprü görevi görür.

Sinema Nasıl Yedinci Sanat Olarak Kabul Edildi?

Bir güzel sanat dalı olan sinema, kamerayla çekilen görüntülerin sessiz ya da sesli olarak beyaz perdeye aktarılarak izleyicilere sunulmasıdır. Film olarak adlandırılan bu görüntüler, ilk olarak sinema salonu adı altındaki yerlerde gösterilmeye başlanmıştır. Lumiere kardeşlerden başlamış olan ve şimdilerdeyse gelişen teknoloji sayesinde sinema evlerimize, telefonlarımıza kadar gelmiştir.

Hayal dünyasını gerçekliğe aktaran sinema, sanatın gerekliliğinin hepsini kapsıyor. Sanat, hayatın ve insanın anlamlandırılmasıdır. Sinema sayesinde çok büyük toplumsal etkiler meydana gelmiştir çünkü sinema gerçeği birebir gösteren ve verilmek istenen mesajı en etkili şekilde verebileceğiniz bir sanat dalıdır. Sinema gerçekliğin yoğrularak, yorumlanıp yeniden şekillenerek bize ulaşmasıdır.

Tiyatro nasıl sanat dalı kabul ediliyorsa, sinema da tiyatronun daha teknik ve bir değişik versiyonudur. Sinema diğer tüm sanat dallarını da içinde barındıran sinema müzik, dans, estetik, bilim, sosyoloji, psikoloji gibi birçok unsuru içinde barındırır. Bütün bunları bilmek ve düşünmek dahi aslında sinemanın neden sanat olarak nitelendirildiğini anlamaya yeter.

20.yüzyılın başlarında çoğu sinema kuramcısı, sinemayı sanat olarak kabul ettirirken, sinemanın sanatı kurgudadır. Çünkü verilmek istenilen tüm mesajlar orda şekillenir ve verilir der. Öyle ki, Pudovkin ve Eisenstein gibi isimler kurgu olmadan sinemanın sanat olarak kabul edilemeyeceğini ifade ederler. Kurgu, izleyicinin filmin dramatik anlayışını kabul etmeye iten bir güçtür.

Bir diğer çoğunluk ise sinemayı sanat yapan, oluşturulan çerçevedir diye düşünür. Çünkü yönetmenin vereceği mesaj, oluşturduğu çerçevenin içine koyduğu objelerin seçiminde ve objelerin sanatsal kaygı güderek koyulması der. İleriki dönemlerde bu ikisin ayrılmaz bir bütün olduğu anlaşıldı. Her ne kadar başta sanat camiası tarafında sinemanın sanat olarak görülmesi reddedilse de toplumsal etkileri göze alındığında sanat olarak saymamak kaçınılmaz oldu.

Sonuç olarak bu yazımızda yüzeysel olarak sinemanın neden sanat olarak kabul edildiğine değindik. Bu sanat olma hikâyesinin altında çok daha fazla uğraş yatmakta. 20. yüzyılın başlarında bu savaşı veren sinemacılara büyük bir teşekkürü borç biliriz.

Yedinci Sanat Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Sinemaya 7. Sanat diyebilir miyiz?

Sanatın teorik anlamına bakarsak, sinemaya sanat diyebiliriz çünkü yönetmen kendi duygu düşüncesini topluma kendi yöntemiyle aktarmakta.

Günümüz sineması sanat mıdır?

Birinci amacı kar yapmak olan günümüz sineması ürünlerini ben ticari film olarak nitelendirmekteyim ama günümüzde de sanat olarak adlandırılacak filmler mevcut.

Sinema sanat dalı mıdır?

Evet 20.yy’ın il çeyreğinde sanat camiası sinemanın sanat dalı olduğuna karar vermiştir böylelilke sinema 7. sanat dalı olarak adlandırılmıştır.

7. Sanat dalı nedir?

7. ve son sanat dalı olan sanat dalı sinemadır.

3 Comments

  1. otomobilweb
    7 Aralık 2020

    sanat insanın her alanında mutlaka olmalıdır. Ruh sağlığı için sanat olmazsa olmaz şeylerden bir tanesidir.

  2. Bublogta
    7 Aralık 2020

    Sinema çok farklı dallara ayrılabilen, çok farklı yorumlanabilen bir sanat dalı. Gerçekten insanların hoşuna gidiyor.

  3. Emir Ertekin
    10 Aralık 2020

    Çok kaliteli bir yazı olmuş okumaya doyamadım keşke biraz daha uzatsaydınız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir