You are here:

NİCKELODEON MAKİNESİ

Hatırlayanlar bilir eskiden kafelerde para atıp istek parça çaldırabildiğimiz makineler vardı.  İşte bu Nickelodeon’nın bir versiyonuydu.  Siz çizgifilm kanalı olan mı sandınız? Evet onunda isminin kökeni bu makineye bağlı.

ABD’da Nickelodeon, beş kuruşa mal olan sinema kutusu anlamına gelmekteydi. O dönem 5 cent, ‘nicel’ olarak kullanımdaydı ve bu makineler  5 nikel ile çalışıyordu. ‘odeon’(oideionu ) ise Yunanca, müzik ve tiyatro performanslarının sahnelendiği yere denmektedir. Böylelikle sinema- çizgifilm kutusunun adı konmuş oldu.  Para attığınız bu makinelerden kısa filmler,çizgifilmler izleyebilir,müzik dinleyebilirdiniz.

Peki  nasıl popüler oldu

Pennsylvania’da Smithfield caddesinde küçük bir mağaza tiyatrosu açan Şovmen Harry  Davis ve John Harris tarafından popüler hale getirildi ve 1910 yılında büyük modern tiyatrolar tarafından değiştirilene kadar filmler için ana çıkış yeri olarak kaldı.

Thomas Edison da dahil olmak üzere Avrupa ve ABD’deki mucitler, 1880’lerin sonundan beri film kameraları geliştiriyorlardı 1890’ların sonunda filmler bir ekrana yansıtılabildi İzleyiciler halk gösterilerine katılmaya başladı. 1896’da Edison Şirketi, bir Rus palyaço, bir eksantrik dansçı ve bir jimnastik komedyeni olan canlı sanatçıları da içeren bir vaudeville şovunda küçük bir hareket olarak hareketli görüntülerden oluşan bir koleksiyon sergiledi. New York’ta Koster ve Bial’ın Müzik Salonu’nda gösterilen filmde dansçıların, okyanus dalgalarının ve gondolların görüntüleri yer aldı.

1901’de filmler ana olay oldu. En eski yıllarda, vaudeville tiyatro sahipleri, filmleri kiralamak yerine posta siparişi ile fabrikalardan satın almak zorunda kaldılar, bu da gösterileri sık sık değiştirmeyi pahalı hale getirdi. 1902’den itibaren San Francisco’dan Henry Miles, bugünün dağıtım sisteminin temelini oluşturarak sinemalara film kiralamaya başladı. Sadece sinemaya adanmış ilk tiyatro, Los Angeles’taki Elektrik Tiyatrosu 1902’de açıldı. Bir çadırda yer alan tiyatronun ilk gösterimi bir Blizzard’da New York adlı bir kısa film içeriyordu. Bir saatlik bir gösteri için giriş ücreti yaklaşık 10 sent olmuştu.

Nickelodeon ,kısa süre sonra hem filmler hem de canlı etkinlikler sunan bir program geliştirdi ama uzun filmler yeni filmlere olan talebi de artırdı ve 1903’te ortaya çıkan filmler ana hikayeden uzak daha karmaşık hale geldi.  eylemlerin ve sahnelerin daha net hale getirilmesine yardımcı olan intertitles geliştirilmesiyle nickelodeon etkisini kaybetmiş oldu.

Yazar: İdil Civelek

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment