You are here:

Sanat İle Teknoloji Arasındaki İlişki Nedir?

İnsanoğlu, sosyal bir canlı olduğundan ötürü bir şeyleri anlama ve anlatma çabası içerisindedir. Doğayı, yaşadıklarını, duygu ve düşüncelerini yansıtma biçimi olarak sanatı araç olarak kullanmaktadır. Bu yansıtma biçimi insanlığın medeniyetine göre sürekli şekillenmiş, değişime uğramıştır. İnsanlık devam ettiği müddetçe de bu değişim süreci hiçbir zaman bitmeyecektir ve sanat ile teknoloji bir bütün olarak ilerlemesini sürdürecektir.

İlk sanat eserleri: Anlamlı olarak ilk sanat eserlerine mağara insanlarının döneminde rastlanmıştır. Bilindiği üzere mağara insanları avladıkları hayvanların resimlerini yaparak o avların güçlerinin kendilerine geçtiğine inanıyor veya bir sonraki nesillere kahramanlık hikayelerini anlatmak amacıyla yapıyorlardı. Mağara insanlarının yerleşik hayata geçmesiyle insanlığın sanat anlayışı da değişime uğradı. Yerleşik hayata geçen insanoğlunun teknolojisi seviyesi de gelişti. İşlevsel aletler yapmaya başlayan insanoğlu, bu aletleri sanat eserlerinde de kullanmaya başladı ve çok uzun sürecek, mükemmeliyetçi ve dini sanat dönemini başlatmış oldu. İnsanoğlu sanat eserlerini tanrılara armağan olarak ya da tanrıların sembolü olarak yapmaya başladı (Anadolu’daki bereket tanrısı Kybele). Teknoloji geliştikçe sanat eserlerinde detaylar ortaya çıktı. Bu detayların yapılmasına yarayan aletler, kusursuza yakın sanat eserlerinin üretimini sağladı.

Teknolojinin hayatımıza girmesi, insanın anlatma çabalarını, yani sanatı da değişikliğe uğrattı. Örneğin 20. yüzyılda yeni bir sanat dalı olan sinema ortaya çıktı. İlk olarak 1895 yılında Lumier kardeşlerin kameraya aldığı ve ilk film olarak kabul edilen “Trenin Gara Girişi” ile birlikte bir grup insan sinemayla tanışmış oldu. Birkaç dakikalık olan bu film insanlar için o kadar yeni bir şeydi ki izleyiciler panik olmuşlardı. Filmdeki trenin üstlerine gelip onları ezeceğini düşündüler ve korkup kaçıştılar. Teknolojiden yararlanılan bu son dönem sanat eserleri, insanların duyu organlarını en üst seviyede kullanmasını sağlamış ve alışıldık olmayan bu durum büyük bir etki bırakmıştır. Geçmişte insanların bu tarz teknolojilere alışmaları zaman almış olsa da günümüz insanları için bunlar şaşırtıcı unsurlar olmaktan çok uzaktadır.

Teknoloji sadece sinema alanında değil, resim, müzik, heykel gibi alanlarda dahi köklü değişimlere uğradı. Sanatta yapılan en büyük teknolojik devrimlerden bir tanesi dijitalleşmedir. İnsanlar artık resimlerini elektronik ortamda daha kolay, daha çabuk ve daha az maliyetle yapabilme imkanına sahip. Müzikle uğraşmak da daha kolay bir hale geldi. Maliyetinden dolayı satın alınamayan bazı müzik aletleri teknoloji sayesinde evlerimize girmiş durumda. Heykelcilikte ise bir kod yardımıyla 3D yazıcılar sayesinde inanılmaz eserler ortaya çıkarabiliyorlar.

Teknolojinin insanları tembelleşmeye itiyor olması gibi bazı olumsuz özellikleri olsa da, iyi yanları da vardır ve bunları göz ardı edemeyiz. Örneğin bu dijitalleşmenin en iyi yanlarından bir tanesi ortaya çıkartılan eserlerin çok sayıda insana ulaşmasını sağlamaktır. İnsanlar artık birçok farklı şeyleri deneyebilme imkanı elde ediyor, yeteneklerini keşfetmeye çalışıyor.

Teknoloji çağı dinamik yapısıyla hayatımıza her gün yeni şeyler katacak ve bizler de bu yenilikleri kucaklayıp hayatımızın içine katmaya devam edeceğiz. Kattığımız bu teknolojiyi ise sanatın hizmetine adayacağız.

Yazar: Bilal Çetin

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment