You are here:

Sinemanın Tarihi ve Sinema Nasıl Doğmuştur

Sinema Nedir?

Sinema, yönetmenin anlatmak istediği hikâyeyi, görüntülerini art arta veya beli bir düzen içinde sıralaması ve bu sıralama sayesinde bizlere etkileyici bir hikâye anlatma sanatıdır

Sinemanın Doğuşu

İnsanoğlu varoluşundan beri kendi hikayesini anlatmaya meyilli bir canlıdır bunun örneklerini ilk çağlarda mağaralarda yaşayan mağara insanlarının kendi gücünü ve hikayesini anlatmak amacıyla mağaralara çizdikleri resimlerden biliyoruz.

Bir defter alıp onun bir köşesine bir çöp adam çizerseniz ve aynı şekilde aynı hizada ufak hareket farkıyla arka sayfasına çizer bunu diğer sayfalara da tekrarlayıp, en sonunda hızlı bir şekilde sayfaları değiştirirseniz (sayfaları akış şeklinde kaydırırsanız) bir çizgi film yapmış olursunuz. Sinemanın doğuşu da bu çizgi filmlerden ilham alınarak ve teknolojinin de yardımıyla icat edilmiştir. Örneğin bir çarkın etrafına çizgi filmlerdeki mantıkla resimler yerleştirip, çarkı çevirdiklerinde 10-18 FPS arasına gelerek gerçek gibi bir animasyon oluşturulmuştur. Daha sonralarda ilkel projeksiyonlar sayesinde, ışığın önün bir film koyularak, sinemanın modern haline en yakın makine icat edilmiştir. Bu düzeneği geliştirerek fotoğraf mekanizmaları kurulmuştur. Fotoğrafların art arta çekilip art arta koyulmasıyla gerçek bir hareket elde edilmiştir. 20.yüzyılın başlarında Lumier Kardeşler sinema adına birçok devrim gerçekleştirmiştir. Kendi fabrikalarından çıkan işçileri kayıta almayı başaran Lumier Kardeşler ileride bu teknik sayesinde ilk gösterimleri yaparak sinemanın mucitleri olmuşlardır ama bundan önce Edison’un kineteskop yaptığı birçok çalışmalar da bilinmektedir. Uzun bir süre sinema kanıt(belgesel) niteliğinde çekimler yapıldı. Bu algıyı yıkan kişi bir illüzyonist olan Georges Méliès tarafından gerçekleştiriliyor Georges Melles bir illüzyonist olduğundan kurgu tekniklerini ileri derece kullanıyor hatta o kadar ileri derece ki tarihin ilk bilim kurgu filmi aynı zamanda ilk kurgusal film olan aya seyahati yapıyor. Daha sonralardan 7.sanat olarak kabul edilen sinema, Holywood’a taşınmasıyla günümüz endüstriyel sinema hali ne gelmiştir. Sinema sanattan kadar da politiktir de ilk dönemlerde Sergey Ayzenştayn sovey desteğiyle bir propaganda amacı olarak Potemkin Zırhlısı filmini yapmıştır hatta bu film Sovyetler tarafından ücretsiz ve seyyar hale getirilerek ülkenin çoğu yerinde gösterim sağlanmıştır. Charlie Chaplin’nin kapitalizim karşıtı yaptığı birçok film bulunmaktadır. Amerikan savaş filmlerinde Amerikan propagandası çok görülmektedir.

Sinema aslında insanoğlunun en ilkel duygusu olan anlatma duygusundan beslenmektedir. Sinema bu duygunun teknolojiyle harmanlanmasıyla orta çıkmış bir sanat dalıdır. Şüphesiz ki sinema ileride teknolojiyle berber de gelişecektir.

Diğer Yazılarımız Buraya Tıklayarak İnceleyebilirsiniz.

Yazar: Bilal Çetin

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment